Press freedom groups call for the release of four ETHA journalists
On Feb. 3, 2025, police raided ETHA’s office in Aksaray, a province in central Turkey, and seized the journalists’ professional materials and digital equipment. During the investigation, questions directed at the journalists reportedly focused directly on their news content, social media posts, press statements they attended, and interviews they conducted, indicating that routine journalistic activity was treated as criminal evidence.
PEN Norway joins the press freedom and freedom of expression organizations’ call for the immediate and unconditional release of journalists Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, and Elif Bayburt, who work for the Etkin News Agency (ETHA), condemning their arrests in the strongest terms.
Read the statement below:
Press freedom and freedom of expression organizations are calling for the immediate and unconditional release of journalists Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, and Elif Bayburt, who work for the Etkin News Agency (ETHA), condemning their arrests in the strongest terms.
On Feb. 3, 2025, police raided ETHA’s office in Aksaray, a province in central Turkey, and seized the journalists’ professional materials and digital equipment. During the investigation, questions directed at the journalists reportedly focused directly on their news content, social media posts, press statements they attended, and interviews they conducted, indicating that routine journalistic activity was treated as criminal evidence.
Prosecutors cited the journalists’ social media posts, news stories, and coverage of public events as grounds for the accusations. Phone traffic records and financial intelligence reports, including money transfers, as well as their professional contacts, trade union affiliations, and possession of international press cards, were also included in the investigation file. Linking these elements to allegations of “membership in a terrorist organization,” amounts to criminalizing ordinary journalistic work.
It is deeply alarming for press freedom that even routine professional activities and union payments were used as grounds for accusations. Covering news, speaking with sources, and monitoring public events are not criminal acts.
The arrests represent an example of the criminalization of journalism and the use of anti-terror legislation to restrict freedom of expression. Depriving journalists of their liberty because of their reporting, writing, and critical views is unacceptable and undermines not only media workers but also the public’s right to access information.
The undersigned organizations view the arrests as part of a systematic effort to criminalize journalistic activity. We call on authorities to stop instrumentalizing counterterrorism laws to silence journalists and demand the immediate release of ETHA journalists. A free press is essential for a democratic society.
Signatories:
Media and Law Studies Association (MLSA)
International Press Institute (IPI)
PEN Norway Dicle Fırat Journalists Association Press Workers’ Union of Turkey (DİSK Basın-İş) Journalists’ Union of Turkey (TGS) Press, Media, Communication and Postal Workers’ Union (Haber-Sen)
Turkish Union of Press, Publishing and Printing Workers
European Centre for Press and Media Freedom (ECPMF)
Read the Turkish version of the statement
Gazeteciler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt serbest bırakılsın
Aşağıda imzası bulunan basın ve ifade özgürlüğü örgütleri olarak Etkin Haber Ajansı’nın (ETHA) çalışanı gazeteciler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt’un tutuklanmasını kınıyor; gazetecilerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalarını talep ediyoruz.
3 Şubat 2025’te ETHA’nın Aksaray’daki ofisine baskın düzenlenmiş, gazetecilerin mesleki materyallerine ve dijital ekipmanlarına el konulmuştur. Soruşturma sürecinde gazetecilere yöneltilen soruların doğrudan haber içerikleri, sosyal medya paylaşımları, katıldıkları basın açıklamaları ve yaptıkları görüşmelere ilişkin olması; gazetecilik faaliyetinin suç unsuru olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Gazetecilerin sosyal medya paylaşımları, yaptıkları haberler ve katıldıkları kamuya açık etkinlikler suçlamaya dayanak gösterilmiş; HTS kayıtları ve MASAK raporlarında yer verilen para transferleri, mesleki temasları, sendikal ilişkileri ile uluslararası basın kartı sahibi olmaları soruşturma konusu yapılmıştır. Bu unsurların “örgüt üyeliği” iddiası ile ilişkilendirilmesi, olağan gazetecilik faaliyetlerinin suç kapsamında değerlendirilmesidir. Rutin mesleki faaliyetlerin ve sendikal ödemelerin dahi suçlama konusu yapılması, basın özgürlüğü açısından son derece kaygı vericidir. Haber takibi yapmak, kaynaklarla görüşmek ve kamusal etkinlikleri izlemek suç değildir.
Bu tutuklamalar, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin ve terörle mücadele mevzuatının ifade özgürlüğünü sınırlamak amacıyla kullanılmasının bir örneğidir. Gazetecilerin haberleri, yazıları ve eleştirel görüşleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılması kabul edilemez. Bu uygulamalar yalnızca gazetecileri değil, halkın haber alma hakkını da hedef almaktadır.
Aşağıda imzası bulunan kuruluşlar olarak bu tutuklamaları, gazetecilik faaliyetlerinin kriminalize edilmesine yönelik süregelen sistematik politikanın bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Yetkilileri, gazetecileri susturmak amacıyla terörle mücadele mevzuatını araçsallaştırmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz. Meslektaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyor; basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne yönelik tüm baskılara karşı olduğumuzu bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. Demokratik bir toplum için özgür basın şarttır. İmzacılar:
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI)
PEN Norveç
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği
DİSK Basın-İş Sendikası
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS)
KESK Haber-Sen
Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası
Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF)





